Adamcağız asabiyetten ötürü karısıyla birlikte doktora gider. Doktor tahlil sonuçlara bakarken, kadın hiç durmadan dırdır etmektedir. Sonunda doktor
" Tamam, karnenize çok güçlü bir sakinleştirici yazdım". der.
Adamcağız, " günde kaç kez alayım?" diye sorar. Doktor yanıtlar:
" Siz almayacaksınız, karınız alacak. Günde üç kez" 
GÜÇLÜ SAKİNLEŞTİRİCİ:)))
7/11/2009 ·
AYTÜL'üm DÖNMÜŞ:)))
3/11/2009 ·
Sevgili Aytül'üm için geçen gün yazdığım yazıyı hatırlayanlara, bu yazıyı zevkle değiştirdim çünkü Aytül'cüğüm beni ve diğer dostlarını kırmadı, kapattığı bloglarını tekrar açmış, aramıza dönmüş
İşte bu kadarrr
Nerede kalmıştıkkk? Ben kendi adıma çok mutlu oldum, çok sevindim, kendisine çoook teşekkür ediyorum, diğer arkadaşlarının da ne kadar mutlu olacağını biliyorum, ne güzel değil mi? 
AYI, TAVŞAN ve ŞİŞEDEKİ CİN
1/11/2009 ·
Ormandaki ayı ile tavşan birbirini hiç sevmezler hatta nefret ederlermiş. Bir gün yine ağız kavgası yaparlarken, bir şişenin içinden bir cin çıkmış. Bunlara, " durun yahu kavganızdan bıktım usandım, her ikinizin de üç dileğini yerine getirebilirim, yalnız bir daha kavga edip, başımı şişirmeyin. " demiş.
Ayı da, tavşan da sevinmişler. Cin, ilk önce ayıya dileğini sormuş. Ayı " bu ormandaki tüm ayılar dişi olsun" demiş. Cin, tamamdır diyerek, tavşana dileğini sormuş. Tavşan, bir motorsiklet kaskı istemiş. Ayı çok şaşırmış ama cin hemen tavşana motorsiklet kaskını vermiş. Tavşan hemen kaskı başına takmış. Sonra sıra yine ayıya gelmiş ve ayı bu sefer "komşu ormandaki tüm ayılar da dişi olsun" demiş. Cin bunu da halletmiş. Tavşan ise bir motorsiklet istemiş ve motorsiklet anında gelmiş.
Sıra son isteklere gelmiş. Cin yine önce ayıya sormuş ve ayı "dünyadaki tüm ayılar dişi olsun, hiç erkek ayı kalmasın, tek erkek ayı ben olayım" demiş.
Cin, " tamamdır, oldu bile" demiş. Ve tavşana son isteğini sormuş.
Tavşan: " ayıyı nonoş yap" diyerek, motorsikletine atladığı gibi oradan son sürat kaçmış. 
Amber ile annesi:)
28/10/2009 ·
Melek olan Prenses'imle öyle çok birlikte resmimiz var ki, Amber'le de ilk birlikte resimlerimizi çekelim dedim, hazır havalar da güzel, 2009 sonbahar hatırası olur..
Prenses'im kıskanmasın ama ne olurrr

Bu arada Prenses'im melek olalı 7 ayı geçmiş
Ama o her zaman kalbimin prensesi olacak

Amber'im kilo mu alıyor ne, 7 ay önce yani nisan'da bebek kedi diyordum daha
isim bile koymamıştım, önce Bebecik, sonra Amber olduuuuk

Yaramaz durmuyor ki, komşu ablası resmi çekene kadar zor zaptettik.
Kedin mi var, derdin var:(((
24/10/2009 ·
Offf, Amber erkek kedi olduğundan kısırlaştırma ameliyatı olması gerekiyor.
Öyle gerginim ki...ya ben hani Prenses'ten sonra kedisiz bir hayat sürecektim? Kendime verdiğim sözleri tutamıyorum...klinikte 2 gün kalması gerekiyor, narkozdan ayılınca kendisini bambaşka bir yerde bulacak üstelik cam kafes içinde!... ay bana nasıl kızacak, küsecek off...offf inşallah ameliyat yolunda gider, sorun çıkmaz ve de ameliyat yüzünden bana olan küskünlüğü de 15 gün içinde geçer, eskisi gibi koşup, oynar umarım...çok gerginim, çok endişeliyim, insan da değil ki, anlatasın.....
MİNYATÜR KAPLAN:)
23/10/2009 ·

Amber' im var ya aynı bildiğimiz kaplan, kaplanı küçültün, küçültün, küçültün, işte Amber de o. 
Ellerimi ısırsın, tırmalasın ve patileriyle dövsün en sevdiği şey.
Ah Prenses'im ah ne usluydu, len bu ne zaman uslanacak
Prenses'imin mor çiçekleri..
20/10/2009 ·

Prenses' im bana geri döndü, çiçek olarak geri döndü hem de
Canım kızım, aşkım severek, ellerimle ekmiştim ne güzel açtın kızım..
Bu kalp seni unutur mu, bu kalp seni unutur mu, kalbim seni unutur mu?
Tabii ki unutmaz güzel kızım..
ÇOCUKLUĞUMUZA GERİ DÖNDÜK:)
23/9/2009 ·
Sevgili arkadaşlar, ne zamandır "yazmıyorsun, yazmıyorsun" diyordunuz.
Dün sevdiğim dostlarımla güzel bir gün geçirdim ve yazmak istedim.
Aslında gün önce benim için çok kötü başladı. Ankara'ya aniden kış bastırdı, otobüs durağına çok erken gittim, gayet kalın giyinmeme rağmen tam 1 saat resmen tirtir titredim, dondum. Eylül ayında nasıl bir soğuk, nasıl üşüdüm anlatamam
Ama dostlarıma gider gitmez, Ayşe hanım sıcak su dolu termofon verdi, saatlerce elimden bırakmadım, çok iyi geldi. Bahçede güzel bir kahvaltıdan sonra, Ayşe hanımın eşi (aynı zamanda patronum) kasette çalan ney eşliğinde, harika şiirler okudu,( gayet de güzel okuyor) Nazım, Ahmet Arif, İstanbul Meyhaneleri ve bir dolu şiirle, kulağımızın pası açıldı. Şiir dinletisi oldu valla.
Daha sonra çocuklarla (sevimli mi sevimli İlay ve Deniz'ciğim) uçurtma da uçurduk mu. Çocukluğumuza geri döndük yani.
Bir yandan da eski Türk filmlerinin unutulmaz şarkılarını dinledik, " Bir Garip Yolcuyum Hayat Yolunda" dan tutun da," Sarmaşık Gülleri" ne kadar. 
Daha sonra içeri girdik, şömineyi yaktılar, odunlar çıtır çıtır, oohhhhh, Şark köşesindeki kocaman güzel mangala da közleri koyduk, köpüklü köpüklü kahvelerimizi içip, sohbet ederken, üşümem tamamen geçti
, sıcacık olduk hepimiz. 
Her güzel gün gibi, akşam oldu ve gitme vaktim geldi
(eee, evde Amber beni bekler
)
Eve gittiğimde, gün boyu yalnız kalan Amber'in sevinçten bir zil takıp oynamadığı kaldı.
Oraya hopladı, buraya zıpladı, koridoru koştu, kanepelerin üstlerine fırladı, bir yandan da "mırrr, mırrrr" sesler çıkartıyor herhalde " ben koşayım, sen yakala " diyor.
İşte böyle, sevgili dostlarıma bu güzel gün için teşekkür ediyorum, ellerine sağlık diyorum.
'feysbuk' :)))
16/7/2009 ·
Ya, internet bağımlısı olmak istemiyorummmm
o yüzden de facebook hesabımı dondurdum..
ne olur kusura bakmayın arkadaşlarım...
sanki illa bir şeyler yazmak zorundamıyışım gibi hissediyorum oysa bloguma bile bir şeyler yazmak içimden gelmiyor. Bir de facebook'u pek benimsemedim yani blog gibi sevimli gelmiyordu bana...ısınamadım...
tüm arkadaşlarıma duyurayım dedim, kusura bakmayacağınızı biliyorum, eskiden de açmış, beğenmeyip 1 - 2 hafta içinde kapatmıştım.
hepinizi seviyorum
Haa, bir de yeni haber, Bebecik büyüdü, artık bebecik değil, koca kedi oldu, isminin 'Bebecik' olması tuhaf olacak, düşünüp, taşındım ona yeni bir isim bulmaya karar verdim. Baktım bebekken mavi olan gözleri değişmiş; bakıra çalan sarı rengi daha doğrusu tam kehribar, amber rengi olmuş. Kehribar uzun olduğu için ' amber ' isminde karar kıldım. Google görsel aramada amber taşlarına baktım, aynen kedimin gözleri, tam amber rengi...hoşuma giden bir şey daha oldu, amber oğlak burcunun sihirli taşıymış, eh, ben de 5 Ocak yani oğlak burcuyum.
Sahi bir de ünlü roman vardı, Amber diye. Yazarı Kathleen Winsor. 17. yüzyıl İngiltere' sinde Amber adlı güzel bir kızın başından geçen ilginç olayları anlatıyor. Farkettiğiniz gibi Amber aslında bir kız ismi ama olsun kedim ameliyat olacağı için cinsiyetsiz sayılır.
Amber' cik, yumakla oynarken...
Amber'e sepet aldım ama biraz küçük kaldı

UNUTMAM....UNUTAMAM.....:(
2/7/2009 ·

ELBET BİR GÜN BULUŞACAĞIZ
BU BÖYLE YARIM KALMAYACAK...
PRENSES'im, AŞKIM, KIZIM, UNUTMAM...UNUTAMAM...
« Önceki :: Sonraki »
Son Yazılarım
- GÜÇLÜ SAKİNLEŞTİRİCİ:)))
- AYTÜL'üm DÖNMÜŞ:)))
- AYI, TAVŞAN ve ŞİŞEDEKİ CİN
- Amber ile annesi:)
- Kedin mi var, derdin var:(((
- MİNYATÜR KAPLAN:)
- Prenses'imin mor çiçekleri..
- ÇOCUKLUĞUMUZA GERİ DÖNDÜK:)
- 'feysbuk' :)))
- UNUTMAM....UNUTAMAM.....:(
Kategorilerim
-
Kategori yok
Arkadaşlarım
- fulyailkim
- bloomirem182
- gurbetdeyazmak
- uygarradikal
- juniortoygun
- kedilerimveben
- sehnaz62
- arzu55
- mesale
- McAthena
- asude98
- Kiana
- nihansum
- ilknur1959
- hasretsenfonileri
- Anjelika7
- anemonunmutfagi
- Misscritic
- aylintoygun
- BibiS
- benduras
- bendekalsin
- berraksu1
- TDaRkNeSs
- gulnagme
- newbahar
- tbessum221
- lodoscu
- september6
- kucukmelegimmestan
- semos09
- BARIS59
- beklenenzeytinci
- hayatbanaborcunvar
- hayatgidiyorellerimden
- yemekdefterim
- muratena
- beyaznurlahayat
- yapraksarma
- bloomecem353
- serpilinmutfagi